Nakil Reddedilir mi? Kalbimde İz Bırakan O Bekleyiş
Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin kenarında oturmuş, elimde her zamanki gibi günlük defterim vardı. Ben 25 yaşındayım ve yıllardır yaşadığım her önemli anı birkaç cümleyle de olsa yazıya döküyorum. Bazen bir mutluluğu, bazen içimde büyüyen bir korkuyu, bazen de kimseye anlatamadığım kırgınlıkları…
O gün defterimin başına oturduğumda yazacağım şeyin hayatımın en zor sayfalarından biri olacağını bilmiyordum.
Sayfanın en üstüne sadece şu cümleyi yazdım:
“Nakil reddedilir mi?”
Bu soru günlerdir aklımın içinde dönüp duruyordu. Bir yandan umut etmek istiyordum, diğer yandan kötü bir haber alma korkusu içimi kemiriyordu. İnsan bazen bir cevabı öğrenmekten değil, o cevabın hayatını değiştirebilecek olmasından korkuyor.
Bir Telefon Beklerken Geçen Uzun Saatler
Merhaba! Fomdigital sayfasında bugün “Nakil reddedilir mi” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.
O dönemde hayatım neredeyse tek bir telefon görüşmesine bağlı gibiydi. Telefonum masanın üzerinde duruyor, ekranına her baktığımda kalbim biraz daha hızlı atıyordu. Normalde birkaç dakika süren bekleyişler bile bana saatler gibi geliyordu.
Annem mutfakta çay hazırlarken yüzüme bakıp sessizce gülümsüyordu. Onun da benim kadar endişeli olduğunu biliyordum. Bazen anneler hiçbir şey söylemeden çok şey anlatır. Gözlerindeki korkuyu görüyordum ama bana güçlü görünmeye çalışıyordu.
“Güzel haber alacağız inşallah” dedi bir gün.
O cümleyi duyduğumda içimde küçük bir umut ışığı yandı. Gerçekten de güzel bir haber bekliyordum. Kendimi geleceği planlarken buluyordum. Daha rahat yürüdüğüm, daha huzurlu uyuduğum, kafamda sürekli aynı soruların dönmediği günleri hayal ediyordum.
Ama insan umutlandıkça kaybetme korkusu da büyüyor.
Nakil Reddedilir mi? Korkusuyla Yüzleşmek
Nakil süreci hakkında araştırma yaptığımda aklımdaki en büyük soru hep aynıydı: “Nakil reddedilir mi?”
Bu sorunun cevabını düşünmek bile beni yoruyordu. Çünkü o kelime, yani “ret”, insanın içinde büyük bir boşluk oluşturuyor. Sanki bütün hazırlıklar, bütün dualar, bütün bekleyişler bir anda anlamsızlaşacakmış gibi hissediyordum.
Ama zamanla şunu anladım: Hayatta bazı cevaplar hemen gelmiyor. Bazı süreçler insanı sadece sonuca değil, sabretmeye de hazırlıyor.
Günlüğümde o günleri anlatırken sık sık aynı duyguyu yazmışım:
“Çok korkuyorum ama yine de umut etmekten vazgeçmek istemiyorum.”
Gerçekten de böyleydi. Korkuyordum. Hayal kırıklığı yaşamaktan, yeniden başlamak zorunda kalmaktan korkuyordum. Fakat içimde küçücük de olsa bir umut vardı. O umut bazen beni ayakta tutan tek şey oluyordu.
Kayseri’de Sessiz Bir Akşam ve İçimdeki Fırtına
Bir akşam Kayseri’de hava çok soğuktu. Sokak lambalarının altında yürürken insanların günlük hayatlarına devam ettiğini gördüm. Birileri alışveriş yapıyor, birileri arkadaşlarıyla konuşuyor, birileri evine yetişmeye çalışıyordu.
O an garip bir his yaşadım.
Dünya benim için durmuş gibiydi ama aslında herkes kendi hayatına devam ediyordu.
İşte o yürüyüş sırasında kendime şunu sordum:
“Ben bu kadar korkarken neden umudumu kaybediyorum?”
Belki de hayatın en zor tarafı buydu. Kontrol edemediğimiz şeyleri kabullenmek.
Nakil konusunda her şeyi ben belirleyemiyordum. Doktorların değerlendirmeleri, vücudun vereceği tepkiler ve birçok farklı etken vardı. Benim yapabileceğim şey ise elimden geleni yapmak ve beklemekti.
Bunu kabul etmek kolay olmadı.
Beklenen Haber Geldiğinde Hissettiklerim
Telefon çaldığında odadaydım. O an kalbimin nasıl attığını hâlâ hatırlıyorum. Ekranda gelen aramayı görünce birkaç saniye sadece baktım.
Açmaya korktum.
Çünkü bazen insan güzel bir haber almayı çok ister ama o habere hazır olup olmadığını bilemez.
Telefonu açtığımda karşımdaki sesi dikkatle dinledim. O birkaç dakika bana çok uzun geldi. Söylenen her kelimeyi anlamaya çalışıyordum.
O an yaşadığım duyguları tarif etmek çok zor.
İçimde hem heyecan hem korku vardı. Bir yandan “Artık her şey yoluna girecek mi?” diye düşünüyordum, diğer yandan hâlâ temkinliydim.
Telefon kapandıktan sonra uzun süre sessiz kaldım.
Sonra defterimi açtım.
Yazdığım ilk cümle şuydu:
“Bugün korkularımın arasından küçük bir umut çıktı.”
Nakil Sürecinde Umudu Kaybetmemek
Bu süreç bana önemli bir şey öğretti. İnsan bazen sadece sonucu beklediğini düşünür ama aslında o bekleyiş sırasında kendisini tanımaya başlar.
Ben kendi sabrımı, korkularımı ve güçlü yanlarımı bu dönemde fark ettim.
Daha önce küçük gördüğüm şeylerin aslında ne kadar değerli olduğunu anladım. Bir sabah güneş ışığını görmek, ailemle aynı sofrada oturmak, arkadaşlarımla kısa bir sohbet etmek bile benim için daha anlamlı hale geldi.
Nakil reddedilir mi sorusu hayatımın bir döneminde beni çok korkuttu. Fakat bu korkuyla birlikte umut etmeyi de öğrendim.
Çünkü insan sadece iyi ihtimallere değil, zorlu ihtimallere rağmen yaşamaya devam ediyor.
Günlüğümde Kalan En Duygusal Sayfa
Aradan zaman geçtikten sonra eski günlüklerimi karıştırdım. O günlerde yazdıklarımı tekrar okudum.
Bazı satırlarda ne kadar korktuğumu gördüm.
“Bugün yine telefon bekledim.”
“Bugün biraz daha sabırlı olmaya çalıştım.”
“Bugün umudumu kaybetmemek için kendime söz verdim.”
Bu cümleleri okuyunca geçmişteki halime sarılmak istedim.
Çünkü o genç adam gerçekten zor bir dönemden geçiyordu. Belirsizlik içinde kalmıştı ama yine de mücadele ediyordu.
Bazen insan kendine dışarıdan bakınca ne kadar güçlü olduğunu fark ediyor.
Hayatın Bana Öğrettiği Gerçek
Nakil süreci bana hayatın her zaman planladığımız gibi ilerlemediğini öğretti. Bazı kapılar hemen açılmıyor, bazı cevaplar hemen gelmiyor.
“Nakil reddedilir mi?” sorusunu soran herkesin içinde aslında başka bir soru daha olduğunu düşünüyorum:
“Yeniden umut edebilir miyim?”
Ben kendi cevabımı zaman içinde buldum.
Evet, insan yeniden umut edebilir.
Korkarken de umut edebilir. Ağlarken de güçlü kalabilir. Belirsizliğin içinde bile geleceğe inanabilir.
Ben Kayseri’de küçük odamda günlük yazan 25 yaşında biriydim. O günlerde hayatımın en zor sorularından biriyle karşı karşıyaydım. Ama bugün dönüp baktığımda sadece korkularımı değil, o korkuların içinden çıkan gücü de görüyorum.
Son Bir Not: Beklemek de Bir Mücadeledir
Hayatta bazı mücadeleler dışarıdan görünmez. İnsan bazen sadece sessizce bekler, düşünür ve kendi içinde savaşır.
Nakil süreci de benim için böyleydi.
Dışarıdan bakıldığında belki sadece bir haber bekliyordum. Ama içimde çok daha büyük bir yolculuk vardı.
Kendimi tanımayı, sabretmeyi ve umudu korumayı öğrendim.
Bugün hâlâ günlüğümün bazı sayfalarını açıp o günleri okuyorum. Her defasında aynı şeyi hissediyorum:
Korkularımız bizi durdurabilir ama umutlarımız bize yol gösterebilir.
Ve bazen insanın ihtiyacı olan tek şey, zor günlerin sonunda güzel bir ihtimalin hâlâ var olduğunu hatırlamaktır.
“Nakil reddedilir mi” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Fomdigital olarak daha fazlası için buradayız!